Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı değerli  dostum Cemal Kaplan’ın ’16 Ocak Basın Onur Günü’ etkinlikleri için davet aldık.

Bizde bu davete icabet etmek için Kastamonu Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu üyelerinden  Kastamonu Güncel.com’un sahibi Murat Şengül, İHA Kastamonu Bölge Müdürü Murat Kanber, Taşköprü Postası Haber Editörü Mehmet Tuğcu  ile birlikte yola çıktık…

Kocaeli’ye vardığımızda bizlere bu tarihi kentin sıcak ve samimi basın emekçileri karşıladı.

Kocaeli Gazeteciler Cemiyet’inin çok kıymetli başkanı Cemal Kaplan ve değerli yönetim kurulu üyelerinin geleneksel olarak her sene 16 Ocak’ta düzenledikleri ‘Basın Onur Günü” etkinlikleri bu şehirde uzun yıllardır kutlanan özel bir gün.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  Meclisi kurmadan  önce ilk ve tek düzenlediği basın toplantısının yapıldığı 16 Ocak 1923 tarihi şehirde her yıl düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor.

16 Ocak 1923’de Mustafa Kemal Atatürk, Ankara’dan tren ile yola çıkıyor ve Kocaeli  Tren Garında kalabalık bir kitle tarafından karşılanıyor.

Daha sonra şehirdeki tarihi Kasrı Hümayun Köşkü’ne geçerek dönemin gazetecilerinin katıldığı ve tam 6 saat süren tarihi bir basın toplantısı…

Kocaeliler bu toplantının yapıldığı 16 Ocak gününü ‘Basın Onur Günü ‘ olarak Gazeteciler Cemiyetinin öncülüğünde  Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle her yıl görkemli törenlerle kutluyorlar.

Bu seneki etkinliklere Küresel Gazeteciler Konseyi’nin  yönetim kurulu ve Yerel Medya Meclisi üyeleri ve çok sayıda il temsilcisinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Biz de  davetliydik ve etkinliklere  Kastamonu’yu temsilen  katıldık.

Hem Cemal başkana destek vermek için hem de Kocaelilerin bu ortak onuruna ve coşkusuna ortak olmak için 15 Ocak akşamı vardık Kocaeli’ne… Kastamonu’dan 4 gazeteciydik. Doğrusunu söylemek gerekirse bizler sadece 16 Ocak Salı günü yapılacak resmi programı biliyorduk. Kendimizi de ona göre hazırlamıştık. Balıkesir’den Mehmet Yarma, Bandırma’dan Ümit Babacan, İstanbul’dan Ferhat Yıldırım, Osmaniye’den İsrafil Avcı ve çok sayıda şehirden kıymetli başkanlarımız ve haberciler vardı.

Hepsiyle Alanya’daki toplantıdan  sonra yeniden buluşup  hasret giderdik.

Değişik bölge ve şehirlerden çok sayıda dernek, cemiyet başkanları ve haberciler  kaldığımız otelden bir otobüse binerek Büyükşehir Belediyesi’nin Kongre Merkezi’ne geçtik. Sonra kokteyl vs. derken son derece büyük ve modern bir sinema salonuna…

Beli ki bize bir sinema izlettirecekler…

Kocaeli’deki tüm gazeteciler ve konuk gazetecilerin yanı sıra Kocaeli protokolünden değerli idareci ve yöneticilerde eşleriyle birlikte gelmişlerdi. Salon tıklım tıklım doluydu.

Salonun girişinde bir  film afişi vardı… “ Son akşam yemeği”  yazıyordu.

Adını ve konusunu daha önce hiç duymamıştım bir film.  Benim gibi herkes merak ediyordu.

Bu film henüz vizyona girmemiş kısa bir süre önce İstanbul’da galası yapılmış lakin vizyona 29 Ekim 2024’de gireceğini öğrendiğimiz çok önemli bir yapıt.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın destekleriyle Cumhuriyetin kuruluşunun 100’üncü  yılında tarih sayfalarından süzülüp beyaz perdeye taşınan “ Son Akşam Yemeği”  filmiydi bu…

Yönetmenliğini Levent Onan’ın, yapımcılığını ise Esra Seyrekbasan’ın  yaptığı  Son Akşam Yemeği filminde Cumhuriyetin kurulduğu 29 Ekim 1923’den bir gece önce  yani 28 Ekim gecesinde yaşananları anlatıyordu.

Atatürk’ü canlandıran Onur Tuna ,Latife hanımı canlandıran Pelin Akil ve bir çok ünlü oyuncunun yer aldığı 100 yıl öncesini anlatan çok  güzel bir film.

Işıklar söndürülüyor ve  film başlıyor.

Hasta bir kadın ölüm döşeğinde ecel terleri döküyor. Küçük kızına uzun süredir haber alamadığı babasının meşhur saray helvasının tarifini anlatıyor. Kadın yataktan kalkamadığı için küçük kızı annesinin tarifi üzerine helvayı yapmaya başlıyor. Tam helva yapıldığı sırada kadın vefat ediyor. Küçük kızın ne annesi nede babası kalmıştır hayatta. Bu dünyadaki tek yakını  uzun süre haber alınamayan dedesi kalmıştır.

Dedesi 1915 yılındaki Çanakkale savasına katılmış ve gazidir. Bir eli de çolaktır.

Küçük kız trene biner ve Ankara Çankara Köşkü’nde ocakçı olarak çalışan dedesini bulur.

Tarih  28 Ekim  1923’dür…

Yani Cumhuriyetin kurulmasından bir gün önce yaşananları anlatıyor…

 -28 Ekim 1923 akşamı  Mustafa Kemal’in çok özel misafirlerini ağırlaması ve bu misafirlere

  hizmetlilerin yemek yetiştirmek için verdikleri mücadele…

Sonra bizim küçük kızın dedesi Ahir efendinin itilip kakılması ve yemek yapma görevinin de mecburiyetten ona düşmesi…

-Ahir efendinin büyük ustalıkla yaptığı  o akşamki yemeği konuklarının ağız tadıyla tıka basa yemeleri ama Mustafa Kemal’in  tabağındaki yemeğe hiç kaşık dahi sokmaması! dikkat çekiyor.

-Yemeğin sonlarına doğru  Mustafa Kemal’in  konuklarına “Bir komutanı kahraman yapan kararları değil, arkasındaki ordusudur” sözleri , devamında ise “Halkın benimsemediği bir fikir yok olmaya mahkumdur”  mesajları  beyinlerimize kazınıyordu. Sonra ayağa kalkarak yüksek ve etkileyici bir ses tonuyla          arkadaşlar vakit geldi, Yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz  diye duyurmasının ardından;

Salonda filmi izleyenler tarafından alkışlanması…

Filmin tamamını anlatmayayım.

Sinemanın ışıkları yandığında herkes duygulu, herkes gururlu ama göz yaşlarını sildiğine şahit oluyordum…

Peki ben ne yaptım dersiniz? tabi ki bende bu ülkenin bir evladı olarak ecdadımızın bu vatanı bizlere hangi koşullarda teslim ettiğini büyük bir gururla izledim ve yüksek bir sesle haykırdım.

Ne Mutlu Türk’üm diye.

Ama şunu belirtmeliyim ki çok etkileyici bir film… (Vizyona girdiğinde herkese tavsiye ediyorum) mutlaka izleyin efendim.

Kocaeli’deki 16 Ocak Basın Onur Günü etkinlikleri tabi ki bu sinemadan ibaret değildi. Ertesi günü şehrin Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve  daha pek çok özel davetli.

Her akşam ATV Ana Haber ekranlarından ‘Haberin Merkezi’nden iyi akşamlar’ diyerek zihinlerde yer edinen Cem Öğretir’e yılın basın onur ödülünün verildiği törenler gerçekten görülmeye değerdi.

16 Ocak Salı akşamı müzikli planlanan ancak 9 Şehidimizin olması nedeniyle müzik bölümünün iptal edildiği gala gecesi…

Konferanslar, söyleşiler, Basın Müzesi ve diğer tarihi yerlerin ziyaret edilmesi derken koskoca iki günümüz  göz açıp kapatana kadar bitiverdi.

Tabi ki Körfez’e kadar gidip te oradaki tanıdıkları ziyaret etmemek olmazdı.

Cemal Başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle ve diğer şehirlerden gelen meslektaşlarımızla vedalaştıktan sonra önceden planladığımız ziyaretlerdeydi sıra…

İlk önce Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdikten sonra Kastamonu Gündem Gazetesi’nde  çalışarak yerel basınımıza hizmet vermiş olan Neslihan Çınar’ı, ardından  dönüş yolunda hemşehrimiz ve meslektaşımız Anadolu Ajansı Sakarya Bölge Müdürü Yücel Velioğlu’nu ziyaret ettik. Son olarak ta Bozkurt Sel felaketi  sonrası Kastamonu İl Genel Sekteri olarak atanan ve bir süre başarılı hizmetlerde bulunan en son Valiler kararnamesi ile Düzce Valiliği’ne atanan Selçuk Aslan’ı makamında ziyaret ettik…

Bizim adımıza dolu dolu bir üç günü geride bırakarak yaşadığımız topraklara göre döndük.

Bu üç günde ne mi öğrendik?

Eski dostlarımızla buluşarak hasret giderdik. Yeni yeni dostluklar kurduk. Ve en önemlisi  kadim Türk şehri ve Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumundaki Kocaeli’deki dostlarımızı bu özel ve onurlu günlerinde yalnız bırakmadık. Bu onuru ve gururu hep birlikte yaşadık…

Bir sonraki makalemizde buluşmak üzere…

GÜNÜN SÖZÜ

“Üzüntüler paylaştıkça azalır, sevinçler ise paylaştıkça artar…”