Mitoloji hayal ürünüydü. Bilgeler geçiş döneminin aktörleriydiler. Sıra felsefeye gelmişti. Buna da yine Antik Yunan beşiklik etti.

Peki, daha önce felsefe hiç mi yoktu? Düşünce alanı batıya mı özgüydü? Elbette hayır. Doğulu insanların hiç soru sormadıklarını, hiç düşünmediklerini söylemek mümkün mü? Çin, Hint, İran, Mısır gibi büyük medeniyet havzalarında da felsefe vardı. Kuşkusuz, onlar da soruyor, araştırıyor, düşünüyorlardı. Günümüze kadar gelen pek çok hikmetli söz de bunu gösteriyor. 

Batı felsefesi tarihçilerine göre, öbür uygarlıklardaki felsefeler din ile karışık bir haldeydi. Sadece akla dayanarak hikmeti ya da gerçeği arama çabası eski Yunan medeniyetinde belirgin hale geldi. Felsefe tarihlerini yazanlarının batılı oluşunun da bunda payı var gibi. “Bal tutan parmağını yalar” meselesi. Onlar parmaklarını yaladılar, başkaları avuçlarını.  Her şeye şaşırıyorsan ve merak ediyorsan bilgelik yolundasın. Karşındakine merhamet duyuyorsan insanlık yolundasın. Elindekilerle mutlu olmayı başarıyorsan özgürlük yolundasın. (Thomas Steams Eliot)

OSMANCIK’LILAR TOPLANTISI

Geçen hafta Özgürlük parkında otururken eski Hava Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Ahmet Çörekçi paşayı telefonla arayarak hal, hatır sordum. Ahmet Paşam iyiymiş. Çok sevindim. Yaklaşık on dakika Ahmet Paşamla sohbet ederek Osmancık’tan ve İstanbul’daki Osmancık’lılardan haber verdim. 
Daha sonra Feneryolun’da oturan eski İş bankası müdürü Mahmut Karslı ağabeyi, Göztepe’de yakın komşumuz Prof. Dr. Tevfik Ayan’ı ve Erenköy’de oturan Makine Mühendisi Yakup Eken’i parka davet ettim. Üç arkadaşım da geldiler. 

Hava da güzeldi. Dört Osmancık’lı Fua kafede yaklaşık iki buçuk saat Osmancık Muhabbeti yaptık. Çocukluk günlerimizi andık. Uzun zamandır bir araya gelemediğimiz için hal, hatır sorarak hasret giderdik. Osmancık’tan eczacı Mustafa Boyvat’ı ve muhasebeci Mehmet Uslu’yu arayarak Osmancık haberleri aldık. Çok şükür Osmancık’ta yaramaz bir havadis yokmuş. Çok sevindik. Arkadaşlar çok kısa zamanda İstanbul’da Osmancık’lılar toplantısı yapmamı rica ettiler. Ben de “inşallah havalar iyice düzelince yapacağım” diyerek söz verdim.  Akşama doğru vedalaşarak ayrıldık. 

HAYATIN İÇİNDEN

1—İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız kendi kendini öğütür. (İbni Haldun)
2—Kitap okumuyor musunuz bay Anderson? Okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum. Ama biz hissediyoruz. (Ölü Ozanlar Derneği) 
3—İyi insanlar değişmezler, sadece gerçeklerin farkına varırlar. (Luis Aragon)
4—Su ateşi yok eder, ateşte suyu. O yüzden aktığın yeri de bileceksin, yaktığın yeri de.
5—Küresel iklim değişikliği nedeniyle Süveyş kanalından gemilerin balans suyuyla gelen değişik türdeki deniz anaları (70 cm boyunda, 5-6 kilo) Mersin, İskenderun, Antalya ve Muğla’da korkunç tehlike yaratıyorşarmış. 
6—Bir kere yanlış trene bindiyseniz koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur. (Niçe)
7—Her güne güzelliğe niyet ederek başlayın ve bugün güzel şeyler olacak diye düşünün. Çünkü dilekler dualaşır, dualar gerçekleşir. 
8—Eğer halen hayatımı değiştirecek tek bir insan arıyorsan, aynaya bak. 
9—Ne kendi eyledi rahat, ne halka verdi huzur,
     Yıkıldı gitti cihandan dayansın ehli kubur…(Kabirdekiler)
10- Gezdim Halep’i Şam’ı eyledim ilmi talep,

Meğer ilim geride imiş, illa edep, illa edep…
Şimdi eskilerden bir dörtlük zamanıdır. 
Sona geldim, başlangıç nasıldı bilmiyorum,
Çok şeyler yaşadım, kader miydi bilmiyorum,
Beşik “Nereden?”, kefen “Nereye?” diye sordu, 
“Akıbet” dedim, ne zaman, nasıldır bilmiyorum… (Mehmet Özata)
                        29 Mart 2024 / Mehmet Özata