OSMANCIK’IN KAYIP ÇEŞMELERİ

Bahadır Sezegen, Osmancık'ın kayıp çeşmelerini yazdı...

OSMANCIK’IN KAYIP ÇEŞMELERİ
banner145

Hele öyle bir sevap işledi ki ta mahşere dek

Rahmet okur su içen büyük küçük hep ona

Dört cennet ırmağı olsun ona Ahiret günü;

Dört çeşme yaptırdı dört halife aşkına.

Tarih çağrıştırdı Dürri1 susayanların dudağına;

Sebil eyledi bu tatlı suyu Mehmet Paşa.

Bu dizeler Beyler Çelebi Camii’nin doğusundabir binanın gölgesinde kaldırım ile yol arasındasıkışıp kalmışve adeta yalnızlığa terkedilmiş 300 yıllık çeşmenin talik2 yazı türüyle yazılmış kitabesinin günümüz Türkçesine çevrilmiş son altı dizesidir.

Osmanlı sivil mimarisinin güzel örneklerinden biri olan bu çeşmeden -kitabede ifade edildiği üzere- her halifeyi temsilen dört adet vardı ve çeşmelerin hepsinde aynı kitabe bulunmaktaydı; ancak maalesef üçü şehirleşmeye yenik düşmüş ve korunamamıştır.Kitabelerden biri Çorum Müzesinde 9,320,69 envanter kaydıyla yer almaktadır.

Kaybolan üç çeşmeden birinin Koyun Baba Köprüsü’nün karşısında bulunan köprü kitabesinin yanında, diğerinin Yazı mahallesinde kanalın karşısında ve sonuncusunun Şeyh Hasan Camii’sinin dış duvarının batı kısmında bir zamanlar bulunduğu biliniyor.

1704-1711 yıllarında sadrazamlık yapmış olanBaltacı Mehmet Paşa’nın,doğduğu kente dört halife adınayaptırdığı bu dört çeşme, 1940’lı yıllarda musluk suyunun gelmesine dek halkın susuzluğunun giderilmesinde tek seçenek olarak görevlerini uzun bir süre yerine getirmiştir.

Baltacı Mehmet Paşa’dan açılmışken, adına yapılmış heykel mevcut konumu dolayısıyla adeta çeşmeyle aynı kaderi paylaşmaktadır.D-100 karayolunun üzerindekikavşakta bulunması sizi yanıltmasın.Ne Samsun ne de İstanbul istikametine giden sürücü ve yolcularınelektrik direği, trafik ışıkları ve levhaları arasında sıkışıp kalmış bu heykeli hemen görmeleri,görseler bile bu abidenin kimi temsil ettiğini bilmeleri gerçekten zor, ziraheykelin altında bulunan bilgilendirici metnihemen okuyabilmeleri mümkün değil.

Bu durum yayalar için de geçerli olup,yayalardan Org. Ahmet Çörekçi Caddesinin D-100 karayolu ile birleştiği yerde,dar bir alana sıkışmış heykelinyanına gelip bu bilgilendirici metni okuyabilmelerini heykelin hemen çevresinde yayalara ayrılmış bir alan olmadığından bekleyemeyiz.Dolayısıyla bu heykelin kime ait olduğunu ve Osmancıklılar için ne ifade ettiğini muhtemelen kent tarihini bilen vatandaşlar dışındakimse bilmemektedir.

Kent tarihimizinönemli bir parçası olan,her ne kadar erken yaşlarda Osmancık’tan ayrılmış olsa da doğduğu toprakları unutmayanBaltacı Mehmet Paşa’ya olan minnettarlığımızın bir nişanesi olarak; Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osmanve Hz. Ali’ye adanmış kayıp çeşmeler kitabeleriyle tekrar canlandırılıp kent parkımızda Baltacı Mehmet Paşa’nın heykeliyle bir arayagetirilipilçe halkıylabuluşturulabilir.

Kentlerin tarihi, kentlerin kimliğini oluşturması açısından önemlidir. Bunedenle kentlerin tarihinin korunması ve sürdürülebilirliği, o kentin kimliğinin korunmasına ve gelişimine katkı sağlar.

Kent kültürümüzün ve kimliğimizin canlandırılması kapsamındaSadrazam Baltacı Mehmet Paşa’ya olan minnettarlığımızı en kısa zamanda gösterebilmekve o çeşmelerden suyu tekrar akıtabilmekdileğiyle.

1Dürri: Kitabenin şairinin İstanbul’da müderrislik ve kadılık yapmış, tanınmış Osmanlı şeyhülislamlarından Dürri Mehmet Efendi olma ihtimali yüksektir.

2Talik: Hüsn-i hat sanatında bir yazı tipi

Kaynak:

Baltacı Mehmet Paşa, Sempozyum Bildirileri, Osmancık Belediyesi. Prof. Dr. Kemal Çiçek. 2007.

Tarihsel Doku İçinde Unutulan Bir Kent, Osmancık. Cevdet Saraçer.

BAHADIR SEZEGEN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.