56935,76 %-0.69

94,2397 %2.64

1,8350 %2.45

2,3430 %6.61
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Depremzede öğretmenler için yazdığı şiir birinci oldu

Depremzede öğretmenler için yazdığı şiir birinci oldu
Osmancık Lisesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Muhterem Şahin, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenler için yazdığı şiirle birinci oldu.
02.12.2011 / 12:24


Osmancık Lisesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Muhterem Şahin, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenler için yazdığı şiirle birinci oldu.

Şahin, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, Osmancık Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenler arası düzenlenen şiir yarışmasına, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenleri konu alan şiir ile katıldı. Şahin’in şiir yarışmada 1’incilik ödülüne layık görüldü. İşte birincilik alan şiir:

SON DERS

Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!

Güneşin ülkeme doğduğu bir yerde,

Deliçay’ın delilendiği, Âşık Emrah’ın dilendiği, Yeşil Erciş’te,

Kocapınar Köyü’nün Öğretmeni…

Koca beton yığınlarının arasından,

Gündüzün tam ortasından,

Yani, karanlığın kıyısından sesleniyorum!

Beni duyan var mı?



Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!

Zilan Deresi’nde kekik toplayan öğretmen…

Kudret sahibinin izniyle kükreyince yer, arşı alaya yükseldi ağıt figan,

Sonra karıştı buluta kara bir duman,

Ağaçlar yeni anladı sonbaharı,

Ve yapraklar yeni savruldu bir bir,

Van’da durdu zaman.



Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!

Sevdasını çiçek çiçek gezdiren öğretmen…

Sana sesleniyorum güzel karıcığım Sevdiye,

Çayımı gözlerinden yudumluyordum az önce.

Ey Mecnun olup yollarına düştüğüm yar!

Şimdi aramızda yıkık, kalın bir duvar var.

Tutamıyorum ellerini, göremiyorum, dokunamıyorum,

Demirler geçit vermiyor hayatım!

Kirişler, direkler geçit vermiyor,

Burası zindan, burası soğuk,

Burası can pazarından bir kenar.

Saçlarına kumlar mı doldu karıcığım?

Dolsun, üzülme!



Söylediğimiz türkülerdeki gibiyiz baksana!

“Kırklar Dağı’nın düzü / Karanlık bastı bizi,

Kör olasan zalım Suzan / Ziyaret çarptı bizi.

Köprü altı kapkara / Ana gel beni ara,

Saçlarıma kumlar doldu / Tarak getir de tara.”

Seni duyuyorum Sevdiye,

Nefesin ısıtıyor taşları.

Sonra çocuk sesleri oluveriyor,

O billur kalbinin atışları.

Ömür köprüsünü sel aldı karıcığım,

Alsın üzülme!

Sevgi ırmağımız kaldı baki.

Düşünsene Irmak’ımız var güzelim.

Irmaklarımız var çöllere hayat veren.



Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!

Mardin’de, Muğla’da,

Koynuna güneşi dolduran öğretmen…

Attım da omzuma gönül heybemi,

Düştüm yollarına güzel memleketimin,

Virane olmasın diye saraylar,

Öğretmen diye yazdırdım künyemi.

Doğu’ya yağınca kar,

Batı’da üşüyen birileri var,

Ormanlar misali,

Düşlerimiz, kardeşlerimiz, eşlerimiz var,

Çocuklarımız var, yıldızlar kadar.



Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!

Baran’ın, Yusuf’un, Gülbeyaz’ın öğretmeni…

Çağırın yavrularımı, çağırın!

Son dersimizi yapacağız, son dersimizi,

Kara tahta olmadan, kara talih üzerine.

Doktor olacak Murat’ı getirin bana önce,

Şu kopan kolumu diksin.

Avukat adayımız İzzet’i çağırın,

Şikayetimi yazsın,

Öğretmen Berivan gelsin,

Vasiyetimi alsın,

Mimar olacağım, mühendis olacağım diyen Kerem’i bulun bana,

Mezarım için bir proje çizsin.



 


Etiketler:
Bu haber toplam 1371 defa okundu
YORUMLAR
Ercan Türk: 
"MUHTEREM HOCA"
Sayın editör, Muhterem hoca özel bir insandır. Şiiri de okuduğumuza göre bu güzellik kendisine yakışır. Muhterem hoca ile ilgili haber yapmak ta güzel bir düşüncedir tebrik ederim. Ancak, bu haber, haberin vakti ve saatinden yaklaşık 8-9 gün sonra yapılmıştır. Haberi zamanında yapmayıp 8-9 gün sonra haber yazmak ta neyin nesidir. Bu durum sanatınızı insanların yargılamasına zemin hazırlamaktır. Üstelik öğretmenler günü haberini yapıp, şiir yarışması ve diğer yarışmaların şöööyllee üstünden bir geçtikten sonra. Haberse haber; Vatandaşın doğru, tarafsız, yansız bilgi alma hürriyetine set çekmek anlamına gelir. Şimdi kafalarda şu sorular vardır. Milli Eğitim Müdürlüğü bu güne özel ne tür yarışmalar yapmıştır. Şiir, kompozisyon, tenis, basket, futbol veya satranç her neyse. Bu yarışmalarda öğrenci ,öğretmen ya da vatandaş kimler derece yapmıştır. Bu derecelerden kompozisyon veya şiir gibi somut belgesi olanlar okurlarla paylaşılmalıdır. Kaç takım yarışmıştır. Kaç eser katılmıştır. Diğerlerinin ise takım ya da bireysel isimleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Okuyucunun taze yeterli ve doğru haber almak en doğal hakkıdır. Yoksa Muhterem hoca şiir yazdı birinci oldu. Bu durum 5 N 1 K ilkesine olduğu gibi terstir hatta burada ilke bile yoktur. İnsanların kafalarında soru işaretleri oluşturulmuş ve haber güdük kalmıştır. Gazetecinin görevi haberi zamanında kim, kimler, hangi kurum, nerede, ne zaman, nasıl , ne oldu, niçin sorularının cevabını yer ve mekan belirterek doyurucu olarak verecek şekilde aydınlatmaktır.
04.12.2011 / 21:11
Osman Sayacı: 
"ADI GİBİ MUHTEREM"
Muhterem hocam adı gibi Muhterem bir insandır. Bir öğretmenden de öte bilgdiklerini toplumla paylaşan bir ışık, bir güneş ve bir entelektüeldir. Bu yıl ki öğretmnler gününde depremde dünyası kararan öğretmenleri anlatan bir şiir yazmasını çok anlamlı ve derin bir düşünce olarak değerlendiriyorum. Biz Osmancık'ta onu türkçeyi en güzel konuşan adam olarak tanıyoruz. allah razı olsun ve kalemine kuvvet versin. Edebiyat öğretmeni olmak ayrı ,edebiyatçı olmak ayrıdır. ancak Muhterem hoca hem edebiyat öğretmenidir hemde edebiyatçıdır. Konuyu öğretmenler açısından değerlendirmek gerekirse ilçede 700 e yakın öğretmen görev yapmasına ve günler öncesinden duyur yapılmasına rağmen bu yarışmaya sadece 7 eser katılmıştır. Yani her 100 öğretmenden 99 u bu yarışmaya ilgi göstermemiştir. Bu durum öğretmenler açısından büyük bir ayıptır. Yazmayan ve okumayan, şire,kitaba ,gazeteye ilgi duymayan bir öğretmen kitlesi çocuklarımıza ne verebilecektir. Ayrıca değerlendirme kriterleri açısından yarışmada rumuz kullanılmamıştır. Bu dumda milli eğitim açısından büyük bir hatadır. Geçtiğimiz yıllarda yarışmalara katılıp derece almayan öğretmenler bu yıl juride görev alması da düşündürücüdür. Yarışmada derece yapan diğer şiirler ve hatta dereceye giremeyenlerinde kamuoyu ile paylaşılması, milli eğitmin web sitesinde yayınlanması gerekirdi. Bu drumda önemli eksiklikler arasındadır. Bu tür yarışmalarda dercelendirme yapmak çok hassas bir teraziyi gerektirir. Örneğin "Öğretmenim şiiri ile üçüncülük ödülü alan Ali Demir ödül almaya çıkmamıştır. Ali Demir bu memlekette marka olmuş ve çok öğrenci yetişmiş ve mesleğinin hakkını veren iyi bir edebiyatçıdır. yarışmaya katılıpta ödül almaya çıkmaması son derece manidardır. Eğer ödül almayacak olsaydı yarışmaya katılmazdı diye düşünüyorum. Bir diğer konu "Günün kutlu olsun öğretmenim şiiri ile ikincilik ödülü alan sakin Karakaş'ın branşı Teknoloji olmasına rağmen toplam 4 edebiyatçı arasından sıyrılarak ikincilik sırasına yerleşmştir. Bu şiirlerin kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Bir düşünün şiir yarışması yapıyorsunuz. Bir öğretmen derece yapıyor ve bu güzel şiiri orada insanlarla paylaşmıyorsunuz ve biz bu şiiri yaklaşık on gün sonra okuyabiliyoruz. Gönül yarışmaya giren ve derece yapan diğer şiirleri de görmek ve şiir tadında bir haber okumak istiyor. Ayrıca öğrencilere yarım altın ödül öngörülmüş, öğretmenlre ise kuru bir plaket verilmiştir. mödül konusu masa tenisi vb. diğer öğretn yarışmaları için de böyledir. Uzun lafın kısası milli eğitim bu yıl yarışmalarda şeffaflıktan uzak kalmış ve yüzüne gözüne bu işi bulaştırmıştır. Bir başka not ise osmancık basını bu ayrıntıları gözden kaçırmış ve haber atlayarak aradan yaklaşık on gün geçtikten sonra az ve eksikte olsa gündeme getirmiştir. sonuç olarak diğerlerini merak etsek te Muhteme hocanın gönüllere haz bırakan güzel şiiri ile şiirseverler bu günü hatıllayacaktır.
02.12.2011 / 19:02
YAZARLAR
1-7 Nisan Kanser Haftası
Aydın “Kansersiz yaşam elimizde” Osmancık Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Aydın, “Meme kanseri, kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biridir” dedi.