Osmancık Lisesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Muhterem Şahin, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenler için yazdığı şiirle birinci oldu.
Şahin, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, Osmancık Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenler arası düzenlenen şiir yarışmasına, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenleri konu alan şiir ile katıldı. Şahin’in şiir yarışmada 1’incilik ödülüne layık görüldü. İşte birincilik alan şiir:
SON DERS
Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!
Güneşin ülkeme doğduğu bir yerde,
Deliçay’ın delilendiği, Âşık Emrah’ın dilendiği, Yeşil Erciş’te,
Kocapınar Köyü’nün Öğretmeni…
Koca beton yığınlarının arasından,
Gündüzün tam ortasından,
Yani, karanlığın kıyısından sesleniyorum!
Beni duyan var mı?
Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!
Zilan Deresi’nde kekik toplayan öğretmen…
Kudret sahibinin izniyle kükreyince yer, arşı alaya yükseldi ağıt figan,
Sonra karıştı buluta kara bir duman,
Ağaçlar yeni anladı sonbaharı,
Ve yapraklar yeni savruldu bir bir,
Van’da durdu zaman.
Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!
Sevdasını çiçek çiçek gezdiren öğretmen…
Sana sesleniyorum güzel karıcığım Sevdiye,
Çayımı gözlerinden yudumluyordum az önce.
Ey Mecnun olup yollarına düştüğüm yar!
Şimdi aramızda yıkık, kalın bir duvar var.
Tutamıyorum ellerini, göremiyorum, dokunamıyorum,
Demirler geçit vermiyor hayatım!
Kirişler, direkler geçit vermiyor,
Burası zindan, burası soğuk,
Burası can pazarından bir kenar.
Saçlarına kumlar mı doldu karıcığım?
Dolsun, üzülme!
Söylediğimiz türkülerdeki gibiyiz baksana!
“Kırklar Dağı’nın düzü / Karanlık bastı bizi,
Kör olasan zalım Suzan / Ziyaret çarptı bizi.
Köprü altı kapkara / Ana gel beni ara,
Saçlarıma kumlar doldu / Tarak getir de tara.”
Seni duyuyorum Sevdiye,
Nefesin ısıtıyor taşları.
Sonra çocuk sesleri oluveriyor,
O billur kalbinin atışları.
Ömür köprüsünü sel aldı karıcığım,
Alsın üzülme!
Sevgi ırmağımız kaldı baki.
Düşünsene Irmak’ımız var güzelim.
Irmaklarımız var çöllere hayat veren.
Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!
Mardin’de, Muğla’da,
Koynuna güneşi dolduran öğretmen…
Attım da omzuma gönül heybemi,
Düştüm yollarına güzel memleketimin,
Virane olmasın diye saraylar,
Öğretmen diye yazdırdım künyemi.
Doğu’ya yağınca kar,
Batı’da üşüyen birileri var,
Ormanlar misali,
Düşlerimiz, kardeşlerimiz, eşlerimiz var,
Çocuklarımız var, yıldızlar kadar.
Ben Denizli’li Ahmet Öğretmen!
Baran’ın, Yusuf’un, Gülbeyaz’ın öğretmeni…
Çağırın yavrularımı, çağırın!
Son dersimizi yapacağız, son dersimizi,
Kara tahta olmadan, kara talih üzerine.
Doktor olacak Murat’ı getirin bana önce,
Şu kopan kolumu diksin.
Avukat adayımız İzzet’i çağırın,
Şikayetimi yazsın,
Öğretmen Berivan gelsin,
Vasiyetimi alsın,
Mimar olacağım, mühendis olacağım diyen Kerem’i bulun bana,
Mezarım için bir proje çizsin.