TBMM İdare Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, önceki gün Meclis kürsüsünde CHP Milletvekili Kamer Genç ile arasında yaşananlarla ilgili olarak, "Herhangi bir şiddet söz konusu olsa idi Sayın Genç'i tanıyanlar bilirler hiçbir şekilde bunu kabullenip içine atmaz, tam tersine genel kurulda kıyamet koparırdı" dedi.
Uslu, “O anda oturumu yöneten meclis başkanının defalarca beni göreve davet etmesi üzerine ben beyefendiyi genel kuruldaki sıralara oturmaya davet ettim. Sanki böyle bir davet olmamışçasına, sanki böyle bir kürsü gaspı yokmuşçasına, sanki tek taraflı bir itilip kakılma varmışçasına bir kampanya yürütülüyor.
TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Koçhisar Barajı’nın açılışı öncesinde Alaca’da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Meclis kürsüsünde yaşanan olayla ilgili kamuoyuna yansıtılanların, siyaseti, siyasetçileri, AK Parti'yi, Parlamentoyu yıpratmaya yönelik senaryonun bir parçası olduğunu belirten Uslu, CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın kendisine yönelik "eşkıya" benzetmesini garipsediğini belirterek “Bu olay, kriz ve kaos çıkartmak amacıyla bu kadar çarpıtıldığını düşünüyorum. Çünkü sadece Sayın Genç ve benim aramda cereyan etmiş kavga ve benim tarafımdan bir fiziki saldırıda bulunmuş olduğu iddiası doğru değildir. Bir defa Sayın Genç anayasa ve iç tüzüğü çiğneyerek, genel kurul idaresini yok sayarak bir kürsü gaspı yapmıştır. Genel kurul konuşmadan men etmiş olmasına rağmen, genel kurula rağmen kürsüyü işgal ediyor olmasının göreve davet edilen anayasa ve iç tüzükten kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan bir idare amirinin tartışma konusu yapılıyor olması son derece haksız ve bir siyasi amacın ve hevesin parçasıdır diye düşünüyorum. Sayın Genç'e yönelik benim herhangi fiziki şiddet kullanmam söz konusu olmamıştır. Sonuçta itiş kakışma vardır. Bu karşılıklı olmuştur. Ama bu daha çok el kol hareketleri ile yerine davet şeklindedir. Sayın Genç'in masaya çarpması, sendelemesi tamamen dengesini kaybetmiş olmasından kaynaklanan bir durumdur ve burada eğer herhangi bir şiddet söz konusu olsa idi, fiziki şiddet ya da sözlü şiddet söz konusu olsa idi Sayın Genç'i tanıyanlar bilirler hiçbir şekilde bunu kabullenip içine atmaz, tam tersine genel kurulda kıyamet koparırdı. Tutanaklara geçmek üzere birçok iddia ve ithamda bulunurdu ama böyle yapmak yerine suskun kalmayı ve konuşma hakkının gasp edildiğini iddia ederek başkanına sataşmayı sürdürmüştür. Bu olayın olduğundan çok abartılmış olması, Kamer Genç'e rağmen abartılmış olması ve hatta bunun AK Parti'nin demokrasi anlayışını tartışma konusu yapacak tarzda abartılmış olmasının arkasında başka bir kampanya, başka bir hesap söz konusudur diye düşünüyorum Bunlardan özellikle CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın açıklamalarını son derece garipsediğimi ifade etmek istiyorum ve aynaya bakmalarını öneriyorum. Eğer eşkıya arıyorlarsa idare amirinde, görevini yapanlarda değil, kanuna, içtüzüğe, anayasaya, başkanlık divanına, genel kurula rağmen kürsü gaspı yapanlara baksın. Ben hayatım boyunca demokratik olgunluk ve terbiyeyi içime sindirmiş birisiyim ve demokrasi mücadelesinin bedelini ödeyerek geldim. Bu konuda hiçbir kimsenin demokrasi dersi verme hakkı da yok, ihtiyacım da yok. Parlamentonun verimli çalışmasını engellemek Türkiye'ye bir şey kazandırmaz. Ya da kameraların açık olduğu ve bir televizyon kanalından Meclis çalışmalarının kamuoyuna sunulduğu bir esnada olay çıkartarak Meclis'i siyaseti tartışılır hale getirmek kimsenin işine yarar bir tutum değildir. Tam tersine siyaseti ve siyaset kurumlarını, siyasetçileri halkın nezdinde tartışılır duruma getirmektedir. Sayın Meclis Başkanımız açıkladılar. Buna ben dahil kimsenin hakkı olmadığını düşünüyoruz. Ama bunu yaparken içtüzükte ve anayasada sorumluklarını yerine getirenlerle olay çıkartan, varlığını, adını, siyaset yapma biçimini olay çıkartma kültürüne ve geleneğine borçlu olanları da birbirinden ayırt etmek gerektiğini düşünüyorum.” dedi.