56935,76 %-0.69

94,2397 %2.64

1,8350 %2.45

2,3430 %6.61
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Kadınlarda meme kanserine dikkat

Kadınlarda meme kanserine dikkat
2011 yılının Kadın Kanserleri Yılı olarak kabul edildiğini hatırlatan Osmancık Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Aydın, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür” dedi.
16.10.2011 / 20:12

2011 yılının Kadın Kanserleri Yılı olarak kabul edildiğini hatırlatan Osmancık Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Aydın, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür” dedi.


Osmancık Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Aydın, meme kanserinin erken teşhis edildiği takdirde tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğunu söyleyerek sorularımızı yanıtladı.


İlkay Sever: Meme Hastalıkları nelerdir? sınıflandırabilirmiyiz?


Op.Dr. İsmail Aydın: Meme ile ilgili şikayetler ve hastalıklar sıkça karşılaşılan durumlardır.


Meme hastalıklarını konjenital anomalileri, selim meme hastalıkları ve meme kanseri başlıkları altında sınıflandırabiliriz.


Meme şikayetleri ile bizlere başvuran hastalarda sıklıkla (%80-85), selim (iyi huylu) meme hastalıkları olmaktadır. Kalan kısmını ise meme kanseri hastaları oluşturmaktadır.


İlkay Sever: Meme Kanseri ne sıklıkla görülür. Kimler risk altındadır. Erkeklerde meme kanseri olabilir mi?


Op.Dr. İsmail Aydın: Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan “meme kanseri” nedeniyle dünyada her yıl 5 milyon kadının meme kanseri tedavisi gördüğü bildiriliyor. Batı toplumlarında yaklaşık her 8 kadından birinde hayatı boyunca meme kanseri gelişmektedir. Meme kanseri açısından en önemli risk faktörleri ileri yaş ve kadın cinsiyette olmaktır. Yaş ilerledikçe meme kanseri riski artar.


Hastalığın erken teşhisi kadınlara uzun ve sağlıklı bir yaşam sağlıyor. Amerika’da 2002 yılı istatistiklerine göre her yıl 220 bin yeni meme kanseri vakası tespit edilmektedir.


Meme kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir. Meme kanseri ile ilişkili olarak birçok faktör karşımıza çıkmaktadır.


Bu faktörler:



  • Bir memesinde kanseri olanlarda, diğer memede meme kanseri gelişme riski 3-4 kat artmaktadır.


  • Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarda risk artmaktadır. Birinci derece akrabalarında ( anne, kız kardeş ve kızı) meme kanseri bulunanlarda risk 2 kat artarken, kanserin 2 tane birinci derece yakında görülmesi riski 5 kat arttırmaktadır. Akrabalardaki meme kanseri menopoz öncesi dönemde ortaya çıkmış ve iki taraflı ise bu oranlar daha da artmaktadır. Ailesel meme kanseri oranı % 20-30'dur.


  • Kadınlar hayatları boyunca hormanal siklus’a ne kadar uzun süre maruz kalırsa o kadar risk altında kalacak demektir.


  • Erken yaşta adet görülmesi, geç menopoz, ilk hamilelik yaşının gecikmesi, hiç çocuk doğurmamış olmak meme kanseri riskini artırır.


  • Çocukluk veya gençlik çağında göğüs bölgesine ışın tedavisi uygulanan hastalar yaklaşık 10 yıl sonra yüksek meme kanseri riskine sahip olurlar.


  • Aşırı kilo (obezite) özellikle menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini artırmaktadır.


  • Yüksek kalori ve doymamış yağ oranı yüksek gıdalarla beslenme meme kanseri riskini artırır.


  • Egzersizin meme kanseri riskini azatlığına dair kanıtlar giderek artmaktadır. Amerikan Kanser Kurumu ise bu amaçla günde 45–60 dakika olmak üzere haftada 5 gün veya daha fazla egzersiz önermektedir.


  • Çalışmalar alkol tüketiminde meme kanseri riskinin arttığını göstermiştir. Bununla beraber, az sayıda çalışmada sigaranın meme kanseri riskini arttırdığı görülmüşse de, bu ilişki tartışmalıdır.



Erkeklerde de meme kanseri görülebilir. Ancak bu oran erkek kanserlerinin %0,2 oluşturmaktadır.


Erkek meme kanserlerinin bir özelliği hastaların daha geç evrelerde doktora başvurması ve bu nedenle kadınlara göre daha ileri yaşta görülmesidir. Bu nedenle de prognoz’un daha kötü olduğuna inanılır.


İlkay Sever: Meme kanseri olan hasta hangi şikayetle doktora gider?


Op.Dr. İsmail Aydın:



  • Memede ele gelen kitle,


  • Meme cildinde değişiklik, cildin içeriye çökmesi, kızarıklık,


  • Meme başının içeriye çekilmesi,


  • Kahve renkli kısmının genişlemesi, sağa, sola, yukarı veya aşağı dönmesi,


  • Meme başından kan veya akıntı gelmesi (40 yaş üstündekilerde önemli)


  • Koltuk altında lenf bezi büyümesi gibi şikayetlerle başvururlar.



 İlkay Sever: Meme kanserinde erken tanı yöntemleri nelerdir?


Op.Dr. İsmail Aydın:


Fizik muayene ve tarama mamografisi ilk başvurulan yöntemlerdir. Bunlarda kanser lehine şüphe saptanırse ek tanı yöntemlerine ve son olarak ta cerrahi biyopsiye başvurularak kesin tanı konur.


Görüntüleme yöntemi olarak mamografi, meme ultrasonu, manyetik rezonans görüntüleme (MR),  kullanılmaktadır.


Her kadına 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografi yapılması önerilir. Yüksek risk grubundaki kadınlarda tanı daha erken yapılabilir.


Biyopsi yöntemleri olarak; İnce iğne biyopsisi ve cerrahi biyopsi uygulanmaktadır.  


Cerrahi biyopsi olarak İnsizyonel biyopsi, eksizyonel biyopsi, stereotaktik biyopsi uygulanmaktadır.


İlkay Sever: Meme Kanseri nasıl tedavi edilmektedir?


Op.Dr. İsmail Aydın:


Tarama yöntemlerinin giderek yaygınlaşması ve halkın giderek bilinçlenmesi gelmesi neticesinde meme kanseri günümüzde daha erken evrelerde tanınmaktadır. Bu nedenle meme kanseri tanısı olan birçok hasta uygun tedavi yöntemiyle uzun süre hastalıksız yaşamaktadır.


Kanserin tedavisini dört başlıkla inceleyebiliriz.


Cerrahi tedavi: Uygun hastalarda total (basit) mastektomi, modifiye radikal mastektomi teknikleri uygulanmaktadır.


Son yıllarda meme kanserinin erken evrelerde tanı konulmasının artmasıyla birlikte meme korucu cerrahi teknikler uygulanmaktadır. (lumpektomi, parsiyel mastektomi)


Koltukaltındaki lenf bezlerinin çıkarılma işlemine "koltukaltı lenf bezi disseksiyonu" denir.


Radyoterapi tedavisi: Meme kanseri tedavisinde genellikle eksternal radyoterapi kullanılır. Radyoterapi, cerrahiden sonra memede, göğüs duvarında veya koltuk altı bölgesinde kalan kanser hücrelerini ortadan kaldırmak için kullanılabileceği gibi, daha az sıklıkla cerrahi öncesinde tümörün küçültülmesi için de uygulanabilir.


Kemoterapi tedavisi: Kemoterapi, tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir. Cerrahi ve ışın tedavisi ile birlikte tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır.


Cerrahiden sonra kemoterapi uygulanması, meme kanserinin yineleme olasılığını azaltır. Kanserin zaten meme ve koltuk altı bölgesi dışına yayıldığı veya ilk tedaviden sonra geniş çapta yayıldığı hastalarda da kemoterapi esas tedavi olarak kullanılabilir.


Kemoterapi, cerrahiden önce de tümörün küçülmesini ve böylece daha kolay çıkarılmasını sağlar.


Hormonoterapi tedavisi: Hormonoterapi, hormonların salınımını veya etkilerini engelleyerek kanser hücrelerinin büyümelerini durdurmaya yönelik tedavi şeklidir.


Bazı hormonlar belirli kanserlerin gelişiminde ve büyümesinde rol oynamaktadır. Meme kanseri hücrelerinin bir kısmı östrojen ve progesterona duyarlı hormon reseptörleri (algılayıcıları) içermektedir.


Kanser hücrelerinde bu reseptörleri taşıyan kadınların, reseptörlere bağlanarak hormonların etkilerini bloke eden ajanlardan fayda görecekleri gösterilmiştir.


Bu amaçla günümüzde en yaygın olarak kullanılan anti-östrojen ajan tamoxifen'dir. Son yıllarda Tamoksifen dışında etki mekanizmaları farklı ancak etkinliği benzer başka ajanlar da geliştirilmiştir (Aromataz inhibitörleri ).


İlkay Sever: Meme kanseri tedavisinde yeni gelişmeler nelerdir?


Op.Dr. İsmail Aydın:


Son yıllarda uygulanmaya başlanılan Sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB): Koltuk altı lenf nodu diseksiyonunun olası problemlerinden kaçınmak veya en aza indirmek için uygulanmaya başlanan bir yöntemdir.


Multidisipliner ve deneyimli bir ekip tarafından yapıldığında aksiller diseksiyonun doğru ve etkin bir alternatiftir.


Meme kanseri tedavisi ve tedavi seçenekleri hasta ile mutlaka tartışılmalı ve izlenecek yol birlikte belirlenmelidir.


İlkay sever: Meme kanseri hakkında tavsiyeleriniz nelerdir?


Op.Dr. İsmail Aydın:


Memesinde o zaman kadar olmayan bir değişiklik fark eden kişi kendi kendine teşhis koymamalı, konunun uzmanına başvurmalıdır.


Memede ele kitle geliyorsa ve bir dahaki adet dönemine kadar geçmiyorsa mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Her ay kendi kendine meme muayenesi yapan, yıllık meme muayenesi için doktoruna giden, kadınlarda erken meme kanserini yakalamak ve tanı koymak daha kolay.


Her kadına 40 yaşından itibaren her yıl düzenli mamografi taraması yapılmalı, uygun yaş ve risk guruplarında yıllık mamografi kontrolü yapılmalı.


Doğru zamanda teşhis edilip tedavi uygulanırsa, hastaların uzun ve sağlıklı bir yaşam sürme şansı artıyor. Kadınların ve erkeklerin meme kanserinin tanısı, tedavisi konusunda aydınlatılması gerekliliğine inanıyoruz. Hastalara düşen kendi kendilerine yapacakları muayeneleri ve doktor kontrollerini aksatmamak, önerilerimizi dikkate almaları olacaktır.


Bu fırsatı verdiğiniz için size ve Osmancık Haber Gazetesine teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim…

Etiketler:
Bu haber toplam 502 defa okundu
YAZARLAR
1-7 Nisan Kanser Haftası
Aydın “Kansersiz yaşam elimizde” Osmancık Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Aydın, “Meme kanseri, kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biridir” dedi.